SAMSUN ATASAM HASTANESİ
+905302824477
drmuratakbaba@gmail.com

Obezite Sık Sorulanlar

Sağlıkla...

Obezite Sık Sorulanlar

1)Obezite cerrahisi ya da Bariatric Cerrahi nedir?

Diyet,egzersiz ve çeşitli tedaviler ile kilo veremeyen bireylere,sağlık amacı yapılan kilo verdirme ameliyatlarına Obezite Cerrahisi denir.Bariatri ise kelime anlamı olarak ağırlık anlamına gelen ”Baros” ve tedavi anlamına gelen ”iatr” birleşmesinden oluşuan,ağırlık tedavisi anlamına gelir.

2)Obezitenin Tarihçesi hakkında bilgi verirmisiniz?

Literatürde anılan ilk obezite cerrahisi 10.yy’da İspanya’dan bildirilmiştir.Dönemin Leon kralı Sancho’nun aşırı kiloları nedeniğle askeri vecibelerini yerine getirememesi üzerine tahttan indirilmesi sonrası,yine dönemin ünlü hekimlerinden Hasdai İbn-i Shaprut’a başvurması sonrası,ağzından bir kamış geçeçek ölçüde dudaklarını dikmesi ve afyonlu sıvı vererek kilo vermesi,tahtını geri alması olarak tanımlanır.1954’de Kremer ince barsağın ilk ve son kısmını birleştimesi ile güncel anlamda bildirilen ilk klo verme ameliyatını tariflemiştir.1960’lı yıllarda gastric by-pass,70’li yıllarda midenin yatay olarak küçültülmesi,90’lı yıllarda bandı uygulaması obezite tedavisinde kullanılmıştır.Mide bandı uygulaması ise,uzun dönemde bandın etraf dokulara ve mide içerisine göç etmesi nedeni ile yerini günümüzde ki güncel ameliyatlara bırakmıştır.

3)Obezite ameliyatları kimlere uygulanır?

-Vücut kitle endexi402ın üzerinde olan veya 35’in üzerinde olup,obeziteye bağlı kalp,solunum,diyabet,lipid profili bozukluğu gibi hastalıklardan en az 2’sine sahip olmak
-Yaş 18-60 arası olmak
-1 yıldır diyet ve egzersiz ile kilo verememek
-Hormonal hastalığın olmaması
-Psikiatrik hastalığın olmaması
–Alkol-uyuşturucu bağımlılığının olmaması

4) Obezite ameliyatları ve çeşitleri nelerdir?

Ameliyatlar mekanizma olarak üçe ayrılır:
-Hacim küçültücü ameliyatlar
-Emilim Bozucu Ameliyatlar:Emilimi sağlayan ince barsağın bir kısmının by edildiği ve/veya emilimde rol oynayan safra ve pankreas enzimlerinin gıdlarla daha geç karşılaşmasını sağlayan müdahlaler
-Kombine Ameliyatlar

SLEEVE GASTREKTOMİ (Tüp Mide): Laparoskopik,yani kapalı yöntem ile karına girilerek ,çeşitli tıbbi zımbalar kullanılarak midenin yaklaşık %75’nin dikine kesilip alındığı obezite ameliyatıdır.Kalan mide ince bir tüp halini alır .Bu arada iştah hormonu salgılayan merkezde alındığı için iştah azalması olduğu için hem az yiyip,hem de iştah inhibisyonu ile kilo verdiren bir ameliyattır.Ortalama fazla kiloların%65’nin verildiği bu ameliyat tekniği,kısa ,teknik olarak kolay,kişinin günlük hayata dönüşünün kolay olduğu bir obezite ameliyatı tekniğidir.

GASTRİK BY-PASS :Mide hacminin hem küçültüldüğü hemde alınan gıdanın emiliminin bozulduğu bir obezite ameliuyatı yöntemidir.Reux-en Y ve Mini Gatric By pass olarak ikiye ayrılır.Obezite yanında hipertansiyon,diyabet,lipid profil bozukluğu olan hastalarda daha çok tercih edilir.Fazla kiloların ortalama %75’inin verildiği bu yöntem,teknik olarak biraz daha zor,komplikasyon oranı biraz daha fazla,uzun dönem vitamin ,mineral kullanımı gerektiren bir obezite ameliyatıdır.

5)Obezite Ameliyatlarının Riskleri Nelerdir?

-Kaçak:Dikiş veya zımba hattından ameliyat sırasında veya sonrasında sıvı ve gıdaların kaçarak karın içinde farkedilmediği takdirde öldürücü sonuçları olabilecek bir komplikasyondur.Ortalama %1-1.5 oranındadır.
-Kanama
-Barsak Düğümlenmesi:
-Yara Enfeksiyonu
-Emboli

 

6)Her obezim ve ameliyat olmak istiyorum diyen ameliyat olabilir mi?

Öncelikle bahsi geçen vücut kitle indexi kriterleri ve ek hastalık olup olmadığı incelenir.Sonrasında kişinin ameliyatsız,diyet-spor ile bu durumdan kurtulup kurtulamayacağı değerlendirilir.Herşey ameliyatı gösteriyor ise,endokrin/dahiliye,göğüs hastalıkları,pskiatri,kardiyoloji gibi bölümlerin onayı da alınarak ameliyat olup olamayacağı kararı verilir.

7)Ameliyat sonrası süreç nasıldır?

Ameliyat kapalı yani laparskopik yöntem ile yapıldığından,yani karın bölgesine büyük kesiler yapılmadığından,hastanın postoperatif toparlanması çok hızlı olmaktadır.Ameliyat sırasında ve sonrasında yapılan testlerin olumlu çıkması durumunda hastalara ertesi gün ağızdan alım başlanır.Ortalama 2-3 günlük yatış sonrası taburculuk sağlanır.İş hayatına dönme ortalama masabaşı bir iş için 7-10 gün arasındadır.Ameliyattan sonra kilo verme hemen başlar ve otalama 1.5-2 yıl sürer.İlk iki ay yürüyüş,bisiklet,yüzme gibi aktiviteler hafif düzeyde (20-30 dk),sonrasında ise yoğun olarak önerilir.Tarif edilen süreç ,sağlıklı ve güzel bir zayıflama için oldukça elzemdir.Hastalar uzaktan takipleri dışında,3.ve 12. aylarda kan tetkikleri yapılmak üzere polikliniğe kontrole çağrılırlar.

8)Mide Balonu Uygulaması Nedir?

Endoskopi eşliğinde ,ağız yolu ile midenin içine yerleştirilen bir medikal balon sayesinde mide içerisinde bir hacim kaybı oluşturarak kilo verme esasına dayanan bir yöntemdir.Eski teknoloji balonların mide içerisinde kalma süreleri 6 ay iken,yeni teknoloji balonlar hem ayarlanablir hem de 1 yıl mide içerisinde kalabildiğinden daha çok tercih edilir olmuştur.Bu sayede kilo verme süreci uzadığından ve daha kontrollü olduğundan ortalama 20-40 kg arası kayıp olabilmektedir.Ameliyatsız olması,tekrarlanabilir olması,kalıcı etki bırakmaması,çabul işe dönme,ve maliyat anlamında amliyatlara göre daha avantajlı bir yöntemdir.

9)Mide Botoksu Uygulaması Nedir?

Endoskopik yolla mide içerisine girilerek,kas-sinir blokajı için kullanılan botulinum toksininin midenin 30-40 noktasından zerkedilmesi,bu sayede midede bir yavaşlama,boşalma kusuru ve daha çok tutma esasına dayanan bir yöntemdir.Pratikte daha çok diyete ve egzersize yardımcı ,uyum kolaylaştırıcı bir yöntem olarak tarif edilebilir.VKİ’nin 35’in altında olan kişilere önerilen ve iyi bir uyumla fazla kiloların %25 nin verilmesini sağlayan bir yöntemdir.

10)Tip 2 Diyabet-Metabolik Cerrahi Nedir?

Metabolik cerrahi,insülinin vücutta var olduğu fakat hücreler tarafından oa direnç gelişen Tip 2 Diyabette etkili bir ameliyat yöntemidir.Tip 2Diyabet,erişkin tipi diyabet olup,şeker hastalarının %90 ‘nu oluşturur.Ameliyatın mantığı,ağızdan alınan gıdaların ince barsağın başlangıcındaki acıktırıcı,insüline direnç geliştiren hormonlar yerine,ince barsağın son kısmındaki tok tutucu ve insülin direncı yaratmayan hormanlarla daha erken buluşmasını sağlayarakhem tokluğa hemde daha az insülin direncine sebep olmaktır.Ameliyat laparoskopik yöntemle uygulanır.Hstane yatış süreleri ortalama 4-5 gün olup,Tip 2 DM’den kurtulma oranı %90-95 arasındadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: